Bursa Gezi Notları 2019

Bursa Gezi Notları 2019
Bursa Gezi Notları


Bursa Gezi Notları

Bursa Gezi Notları

Bursa Gezi Notları. Bursa nüfus olarak Türkiye’nin en büyük dördüncü kenti konumunda.Peki oraya gittiğinizde nerelere gitmeniz gerek?

Seyahatimizin ikinci gününde Bursa’nın merkezini gezeceğiz.

Bursa Hakkında

Bursa nüfus olarak Türkiye’nin en büyük dördüncü kenti konumunda. Özellikle otomotiv ve tekstil sanayi ile de Türkiye’nin en gelişmiş bölgelerinden biri. Şehir yıllardır Türkiye’nin en yaşanılabilir şehirleri arasında en üst sıralarda yer alıyor. Bunu, bir büyük şehrin sağlaması beklenen ekonomik ve kültürel olanakları, İstanbul gibi şehirlere kıyasla çok yormadan sağlamasına borçlu.

Uludağ eteklerine kurulmuş olan bu güzel şehir yıllarca ‘’Yeşil Bursa’’ olarak anılmış. Dedemlerin yazlığının bulunması sebebi ile çocukluğumun ve ilk gençlik yıllarımın yaz aylarını Bursa’nın sahil beldesi Armutlu’da geçirmiştim. O dönemler zaman zaman yaptığımız günü birlik Bursa gezilerinden şehrin o yeşil halini hasbel kader hatırlarım. Zamanında Uludağ’ın eteklerinde olan şehir yapılanmasının yavaş yavaş dağın zirvesine doğru yöneldiğini söyleyebilirim. Ama gene de Bursa Türkiye’deki pek çok şehre kıyasla yeşilliğini koruyor.

 

[caption id="attachment_8557" align="aligncenter" width="596"]bursa Bursa Irgandı Köprüsü[/caption]

 

Bursa, ekonomik ve kültürel yönden gelişmiş olmasının yanında tarihi yönden de çok önemli bir şehir. Zaten gezimizin başlıca ziyaret alanları şehrin tarihi geçmişi ile alakalı bölgeler ve eserler olacak.

Tarih öncesi çağlara ait buluntulara da rastlanan şehrin, yazılı tarihte adı ilk olarak Mysia olarak geçmekte.

Sonrasında millattan önce 7. Yüzyılda Bitinyalılar bölgede kralları Prussias önderliğinde bir şehir kurmuşlar ve krallarının ismi yüzyıllar içinde evrilerek Bursa halini almış.

Uzun yıllar Bizans egemenliğinde yaşayan şehir asıl yükselişini Osmanlı zamanında yaşamış. Orhan Bey tarafından alınan şehir 1326 -1363 yılları arasında Osmanlı’ya başkentlik yapmış.

Bu dönemde Osmanlı imar hareketlerine girişip ve şehrin pek çok bölgesine camiler, hamamlar, medreseler, hanlar inşa ettirmiş. Şehir de göçle gelen nüfus ile bu yapıların etrafında gelişmiş.

Başkent 1363 yılında Edirne’ye geçşe de Bursa ticaret yolları üzerinde yer almasından ötürü hep önemini korumuş. Özellikle ipek üretimi ve kaplıcalar şehrin gelişimine katkıda bulunmuş.

İşte Bursa gezimizin temelini oluşturacak eserler hemen yukarda bahsettiğimiz Osmanlı dönemi eserleridir.

Bursa, Osmanlı İmparatorluğu’nun doğuşuna tanıklık eden bu eserler ile UNESCO Dünya Mirasları arasında yer alıyor.

 

Tarihi Tophane ve Kaleiçi bölgeleri

Bursa gezimize başlamak için tepede yer alan Tophane Parkı doğru bir noktadır.

Ramazan ayında iftarı haber vermek için top atışları bu noktadan yapıldığından bölge Tophane olarak adlandırılmış. Parkın içinde 1906 yılında yapılan Saat Kulesi’nin yanı sıra Osmanlı İmparatorluğu’nun kurucusu Osman Gazi ile Bursa’nın fatihi olan oğlu Orhan Gazi’nin türbeleri yer alıyor. Bu türbeleri ziyaret ettikten sonra tepeden Bursa’nın panoramik görüntüsünü izleyebilirsiniz.

 

[caption id="attachment_8558" align="aligncenter" width="621"]bursaTophane Parkı ve Saat Kulesi[/caption]

 

Şehrin ortasına bir hançer gibi saplanmış Toki Konutları maalesef içinizi karartacak olsa da siz gene de mutlaka tepeden Bursa’ya bir bakın. Genelde iç karartıcı konulardan çok fazla bahsetmemeyi tercih etsem de, bu yapılara nasıl izin verildiğini buradan her bakışımda düşünmeden edemediğimi vurgulamalıyım.

Ünlü Fransız edebiyatçı Guy de Maupassant’ın Eyfel Kulesi’nin Paris’te görünmeyeceği tek yer olması sebebi ile her öğle yemeğini bu kulede yemesi gibi, merkezdeki Bursalıların bu kirliliği yaşamamak adına şehre bu yapılardan bakmaları tek şansları olabilir.

Tophane Parkı’nın ardından gene tepede yer alan Kaleiçi bölgesinde kaybolup bu bölgede yer alan eski Osmanlı evlerini, camileri, hanları, hamamları görebilirsiniz. Özellikle manevi konulara meraklı iseniz Kaleiçi’ndeki Üftade Türbesi’nin, evliyalar şehri olarak bilinen Bursa’da en çok ziyaret edilen türbelerden olduğunu vurgulamalıyım.

Kaleiçi’nde sizlere bir mekandan daha bahsetmek isterim. Daha evvel bir keresinde konaklamış olduğum Kitapevi Otel. Eski bir Osmanlı Konağı’nda hizmet veren bu butik otelin, şehrin en iyilerinden olduğunu vurgulamalıyım. Her odası ve suiti ayrı dekore edilmiş. Hamamlı suiti bile bulunan bu otel her daim Türkiye’deki önde gelen butik oteller arasında gösteriliyor.  Sunulan hizmetin çok iyi olmasından dolayı haliyle fiyatlar da şehir ortalamasının üzerinde.

Kaleiçi’nden sonra artık tarihi çarşı bölgesine inebiliriz.

 

Ulu Camii ve Çarşılar

Okçu Baba ile Timurtaş Paşa Türbeleri arasında yer alan Balibey Han’ı kullanarak tepe bölgesinden çarşı seviyesine inebilirsiniz.

Zamanında Bursa’ya alış veriş için gelen tüccarların konaklamaları için yapılmış olan bu han, günümüzde Geleneksel El Sanatları Çarşısı olarak hizmet veriyor. İlgilenenler için çok güzel hediyelik eşyalar mevcut.

Buradan yolun karşısına geçtiğimizde ise çarşı bölgesine ulaşırız.  Bu bölgede Eski İpek Han, Pirinç Han, İvaz Paşa Çarşısı, Gelincik Çarşısı, Sipahi Çarşısı, Fidan Han,  Kapalı Çarşı ve pek çok diğer çarşı ve han bizi karşılar.

 

[caption id="attachment_8559" align="aligncenter" width="614"]bursaUlu Camii ve Hanlar[/caption]

 

Buralarda yüz yıllar öncesinde olduğu gibi bugün de tekstil satıcıları, kuyumcular, bakırcılar, baharatçılar ve daha pek çok esnaf mallarını bizlere ulaştırır. Osmanlı’da meslek grupları zanaatlerine göre belli bölgelerde, hanlarda toplanırlarmış. Bir Osmanlı çarşısında farklı tip zanaatlar genelde yan yana bulunmazlarmış. Bu gelenek bu tip çarşılarda bugünde genel olarak sürmekte.

Bu çarşıları gezdikten sonra ziyaret edeceğimiz eser Bursa Ulu Camii. Çarşıların hemen bitişiğinde yer alan bu cami, Bursa’nın ve Türkiye’nin en önemli camilerinden. Anadolu Selçuklu, Anadolu Beylikleri ve erken Osmanlı dönemlerinin miraslarından olan ulu camiler kent merkezlerinde özellikle cuma namazları için inşa edilmiş

Anadolu’da inşa edilmiş 100 küsur ulu caminin en güzellerinden olan Bursa Ulu Camii, Yıldırım Bayezid tarafından inşa ettirilip 1399’da açılmış. Açılışında ilk hutbeyi devrin önemli mutasavvıflarından Somuncu Baba’nın okuduğu rivayet ediliyor. 20 kubbesi, Türkiye’nin en geniş cami iç mekanı, tepesi açık kubbeli şadırvanı, duvarlarını süsleyen hat çalışmaları ile Bursa Ulu Camii tam bir sanat eseri. İçinde insanların sadece ibadet etmeyip sohbet de ettiği, çocukların saklambaç oynadığı bu camiden ben her daim çok etkilenmişimdir.

 

[caption id="attachment_8560" align="aligncenter" width="592"]bursaUlu Camii iç mekan[/caption]

 

Ulu Camii’den doğu yönünde ilerlediğimizde Bursa’nın en güzel hanlarından Koza Han ile karşılaşırız. 2. Bayezid zamanı yaptırılan han, zamanında ipek böceği kozalarının satıldığı bir merkezmiş. Handa günümüzde de ipek hammaddeli tekstil ürünleri temin edilebiliyor. Hanın alt katındaki avluda ise yorgunluğunuzu atmak için çay, kahve içebilirsiniz.

Koza Han’ın hemen ilersinde Bursa’nın ilk dönem camilerinden Gazi Orhan Camii ve Tarihi Belediye Binası yer alıyor. 1880 yılında inşa edilen Belediye Binası’nın Türkiye’deki en eski belediye binası olduğunu vurgulamalıyım. Bina ünlü Osmanlı devlet adamı, diplomat, çevirmen ve oyun yazarı Ahmet Vefik Paşa’nın Bursa Valiliği sırasında yaptırılmıştır.

Biz buradan doğu yönüne devam ederek Tayyare Kültür Merkezi’ni geçip Atatürk Caddesi üzerinde ilerleriz.

 

Bursa’nın Lezzetleri

Şimdi Bursa’ya kadar gelip de yemesek olmaz diyeceğimiz lezzet duraklarından birinin önündeyiz. Cadde üstünde Bursa’nın meşhur İskender Kebap’ını yeme vakti. İskender Kebap, 1867 yılında İskender Efendi’nin kuzu etinin farklı bölümlerini kendine has metodlar ile pişirip, gene kendine has bir sos, pide, yoğurt ve tereyağ ile servis etmesi ile ortaya çıkmış. Sonrasında Bursa’dan tüm Türkiye’ye ve hatta Türkler vasıtası ile yurt dışına yayılmış. İskender Efendi’nin 3 oğulu 2 farklı marka ile yola devam etmiş. Hangisi daha iyi diye bir tartışmaya gerek yok, bence ikisi de gayet başarılı. Bizim güzergahımız üstünde yer alan, Tayyare Kültür Merkezi yanındaki bu mekanın en iyilerden olduğunu vurgulayalım. Tabi kapısında ciddi sıralar olduğunu da belirtmek isterim. Şehirde varislere ait pek çok nokta bulunduğu gibi başka markalara ait de çok başarılı İskender Kebapçılar mevcut. Bursa’ya gelmişken bu veya başka bir noktada mutlaka İskender Kebap yemenizi öneririm.

 

[caption id="attachment_8561" align="aligncenter" width="678"]bursaİskender Kebap[/caption]

Bursa’nın lezzetlerinden bahsetmişken Kestane Şekerini, Kemal Paşa Tatlısını ve Pideli Köfteyi anmamak olmaz. İskender ziyafetinden sonra yolun hemen karşısında Kafkas’da nefis kestane şekeri çeşitlerini tadabilirsiniz.

Özellikle Uludağ’da yetişen kestaneler ile yapılan Kestane Şekeri, Bursa ile özdeşleşmiş bir tatlı. Lezzeti ve iriliği ile anılan Bursa Kestanelerinin şerbete batırılması ile elde edilen bu tatlı, çikolata gibi tatlar ile de harmanlanabiliyor.

Pideli Köfte meraklıları için de pek çok iyi mekan mevcut. İskender Kebap’tan esinlenerek ortaya çıkarılmış pideli köftenin İskender ile farkı içinde döner yerine köfte kullanılıyor olması.

Lezzet meraklıları, Bursa’nın civar yörelerine ait İnegöl Köfte, Kemalpaşa Tatlısı, Tirilye Zeytini, Mihaliç Peyniri gibi lezzetleri de seyahat boyunca deneyebilirler.

 

Yeşil Külliye yapıları ve muhteşem İznik Çinileri

Yemek sonrası Atatürk Caddesi’nde doğu yönünde ilerlediğimizde Heykel Meydanı’na ulaşırız. Burada tarihi Valilik Binası ile yanındaki Bursa Kent Müzesi yer alır. Bursa Kent Müzesi, tarih boyunca şehirde yaşananları, gerçekleşen dönüşümleri anlatan bir müze. Gittiğim şehirlerde insanların zaman içinde neler yaşadığını, ne gibi dönüşümler geçirdiklerini, ne gibi hikayeleri olduğunu öğrenmek hoşuma gidiyor. Şayet sizin de ilginizi çekiyor ise müzeyi ziyaret edebilirsiniz.

Burdan yöneleceğimiz bölge Yeşil Camii ve çevresi. Atatürk Caddesi üzerinden devam edip Setbaşı Köprüsü’nü geçip Yeşil Camii’ye ulaşabilirsiniz. Ama ben bu köprünün hemen kuzeyinde yer alan Irgandı Köprüsü’nden geçmenizi tavsiye ederim.

Irgandı Köprüsü

Irgandı Köprüsü dünya üzerindeki dört çarşılı köprüden biri. Bunlardan ikisi İtalya’da. Biri Floransa’daki  Ponte Vecchio diğeri ise Venedik’teki Rialto Köprüsü. Bir diğeri ise Bulgaristan’ın Lofça ilindeki Osma Köprüsü’dür. Irgandı Köprüsü’nde bugün el sanatı atölyeleri ve dükkanları mevcut. El sanatı meraklıları buradan birşeyler alabilir, fotoğraf meraklıları ise, batı girişindeki kafeden veya köprü çıkışında kuzey doğu yönünden köprüyü fotoğraflayabilirler.

Burdan kısa bir yürüyüş ile Yeşil Semti’ne adını veren Yeşil Külliyesi’ne ulaşılır. Cami, medrese, imaret, hamam ve türbeden oluşan külliyenin Sultaniye Medresesi, günümüzde Türk İslam Eserleri Müzesi olarak kullanılmaktadır. Meraklıları ziyaret edebilir.

Medrese etrafında Osmanlı döneminden kalma evler bugün atölye ve turistik mekanlar olarak kullanılıyor. Bunları geçerek ulaştığımız Yeşil Türbe ise Bursa’nın sembol yapılarından ve konumu itibari ile Bursa merkezde pek çok noktadan görülebiliyor. Osmanlı hükümdarı Çelebi Mehmet tarafından yaptırılan ve ölümüne 40 gün kala tamamlanan türbe, yeşil renkteki muhteşem İznik çinileri ile süslendiğinden Yeşil Türbe olarak adlandırılıyor.

 

[caption id="attachment_8562" align="aligncenter" width="657"]bursaBursa Yeşil Türbe[/caption]

 

Yeşil Türbe’nin hemen aşağısında ise Yeşil Camii yer alıyor. Çelebi Mehmet zamanında başlanıp 2. Murat zamanında tamamlanan cami Osmanlı erken döneminin önemli yapılarından. İçindeki çini işlemeler harikulade. Bu çinilerin yanı sıra 19. Yüzyılda depremde çöken minarelerinin de yeşil çiniler ile kaplı olduğu ve bu sebeple de Yeşil Cami dendiği söyleniyor.

Camiyi ziyaret ettikten sonra hemen ilerisinde yer alan kafelerde, tepeden Bursa manzarasını izleyerek kahvenizi yudumlayabilirsiniz.

 

Diğer önemli ziyaret noktaları

Şimdiye kadar olan noktalar kolayca yürüyebilecek bir güzergahtaydı. Tophane Parkı ile Yeşil Camii arası, molalarla birlikte size Bursa’yı doya doya yaşatacaktır. Fakat daha fazlasını talep ederseniz de, Bursa talebinizi rahatlıkla karşılayacaktır.

Bu noktadan sonra bahsedeceğim bölgelere ise araçla ulaşmanız gerekecektir, tabi illa çok uzun mesafeleri yürüyeceğim demiyorsanız.

Daha evvel de bahsettiğim gibi Bursa evliyalar şehri olarak kabul ediliyor. Meraklılarına Üftade Türbesi’ni ziyaret edebileceklerini söylemiştim, gene meraklıları için Bursa’da çokça ziyaret edilen Emir Sultan Külliyesi’ni ve Türbesi’ni öneririm. Yeşil Cami sonrası ziyaret edilebilecek alanlarda tek yürüyebilecek mesafe burası. Ama ben gene de enerji kaybı yaşamamanız adına araçla geçmenizi öneririm. Soyu Hazreti Muhammed’e dayanan ünlü mutasavvıf Buhara doğumlu. Bursa’ya göç ettikten sonra Yıldırım Bayezid’in kızı Hundi Hatun ile evlenip vefatına kadar Bursa’da yaşamış ve pek çok talebeler yetiştirmiş. Türbesi her daim dua edenler ile dolu.

 

Emir Sultan Külliyesi’nin kuzeyinde Yıldırım Semti’ne de adını veren Yıldırım Külliyesi yer alır. 14. Yüzyılın sonlarında inşa edilen külliyeden günümüze cami, hamam, darüşşifa, medrese ile Yıldırım Bayezid ve oğlunun yattığı türbe kalmıştır. Döneminin önemli yapılarından olan külliyeyi ilgi alanınıza giriyor ise ziyaret etmenizi öneririm.

Gene araçla geçmeniz gereken fakat ziyaret etmenizi kesin tavsiye ettiğim bir diğer mekan ise Muradiye Külliyesi. Bursa’yı merkez dışına doğru genişletmek adına 2. Murad tarafından yaptırılan külliye Muradiye Semti’ne adını verir. Külliye içinde yer alan türbelerden dolayı, Eyüp Sultan ile birlikte hem Türkiye’nin hem de Türk-İslam Dünyası’nın en önemli türbeler bölgelerinden. İçinde İznik çinileri ile süslenmiş pek çok güzel türbe var. Burdaki önemli türbelerden biri de babası Kanuni Sultan Süleyman tarafından öldürülen Şehzade Mustafa’nın türbesi. Muhteşem Yüzyıl Dizisi’nde Mehmet Günsur’un canlandırdığı Şehzade Mustafa’nın öldürülmesinin ardından vatandaşlar külliyeye akın etmişlerdi. Gene diziden hatırlayacağınız Şehzade Mustafa’nın annesi Mahidevran Sultan’ın türbesi de burada yer alıyor.

 

[caption id="attachment_8563" align="aligncenter" width="645"]bursaMuradiye Külliyesi[/caption]

 

Külliye çıkışında hemen yakınlarda yer alan dönemin yaşayışının ustaca sergilendiği Osmanlı Evi Müzesi’ni ziyaret edebilirsiniz.

Bursa’nın merkezi ve çevre semtlerde yer alan yapıları tümüyle gezmek isterseniz kesinlikle 1 gün yetmeyecektir. Hatta köklü tarihi olan bu şehir günlerinizi alacaktır. Fakat yukarda bahsedilen tarzda bir planı izlerseniz 1 günde şehrin genel havasını anlar, en önemli yapılarını da gezmiş olursunuz.

Yazımda geçen mekanlar haricinde Atatürk Müzesi, 1. Murat Hüdavendigar Külliyesi, Karagöz Müzesi, Tofaş Anadolu Arabaları Müzesi, termal kaplıcaları ile Çekirge Bölgesi, daha pek çok külliye, cami, han, hamam, medrese, müze, türbe ile Bursa tarihi anlamda bizlere pek çok olanak sunuyor.

 

Bursa’da akşam

Bursa’da akşam yemeği için de tercih edebilecek pek çok mekan var. Şayet tarihi bir atmosferde eğlenceli bir gece geçirmek isterseniz eski Musevi Mahallesi’nde yer alan Arap Şükrü Sokağı’nı tercih edebilirsiniz. Sokak sıra sıra meyhaneleri, balıkçıları ile Nevizade ya da Kumkapı gibi bölgelere benzetilebilir.

 

[caption id="attachment_8564" align="aligncenter" width="654"]bursaArap Şükrü Sokağı[/caption]

 

Bursa’nın tarihi değil de modern kesimlerinde akşam yemeği yemek ya da eğlenmek isterseniz gene pek çok opsiyon bulunmakta. Yazılarımda genelde dönemsel popüler yerlerden bahsetmek yerine zaman sınavını atlatmış köklü mekanlardan bahsetmeye çalışıyorum.

Haliyle de kısa bir süreliğine popüler olup sonrasında da kapanan ya da el değiştiren son dönem mekanları için bu çok kolay oluyor.

Gene de son Bursa seyahatimde akşam yemeği yediğim mekandan bahsetmek isterim.

Bursa’da yaşayan bir arkadaşımızın tavsiyesi ile Bood isimli restauranta gittik. Nilüfer’deki Podyum Park Yaşam ve Eğlence Merkezi’nde yer alan mekan, son dönemlerde İstanbul’da artarak popüler olan yemek artı canlı müzik konseptinde. Dünya mutfağından menüsü olan restaurant şu an Bursalılar arasında çok popüler. Bizim olduğumuz gece sahne alan Bood Band de oldukça başarılı idi.

Bunun dışında Bademli bölgesinde yer alan etleri çok beğenilen Rafine Steak House, şehrin en iyi ocak başılarından Bade-i Ocakbaşı ve leziz mezeleriyle Saki Rum Meyhanesi, Nilüfer’de yer alan son dönemlerin popüler mekanı 15 Eylül Kıraathanesi ve başarılı menüsü ile müzik performanslarını birleştiren Baob, gene Podyum Park’ta yer alan Sapa isimli gece kulübü Bursa için bu günlerde önerebileceğim diğer mekanlar. Siz tarzınıza ve zevkinize göre bir seçim yapabilirsiniz.

Ben Bursa’yı çok seviyorum ve her geldiğimde çok keyif alıyorum. Bu güzel şehir inanıyorum ki size de aynı keyfi verecektir.

Bir sonraki yazımda Bursa’nın Gölyazı, Tirilye ve Mudanya bölgelerinden bahsedeceğim.

O yazımda buluşuncaya kadar nerede olursanız olun, yeni yerler keşfetmenin keyfini doyasıya yaşayın, sevgiyle kalın.

 

Deniz Silistre

Deniz Silistre

Deniz Silistre profesyonel yaşamının yanı sıra tutkusu olan seyahati yıllardır yurtdışında ve yurtiçinde yaşamaya çalışıyor. Bu tutkusunu, uzun seyahatlerin yanı sıra yaşadığı ve çok sevdiği şehir olan İstanbul'da da günlük yaşamın akışı içerisinde izlemeye gayret ediyor. Deniz Silistre hem seyahatlerine hem de İstanbul'a dair yazılarını paylaşmak üzere Kadin.com'da.

Bursa Gezi Notları 2019

Bursa Gezi Notları 2019

Related news Bursa Gezi Notları



Bursa Gezi Notları


Bursa Gezi Notları


Bursa Gezi Notları


Bursa Gezi Notları


Bursa Gezi Notları